TÜBERKÜLOZ

Tüberküloz basili milattan önceki dönemlerde dahi salgınlar yapmış, havada, karada, suda, otlakta her yerde bulunabilen, zengin, fakir; genç, yaşlı ayırmaksızın toplumun her kesiminde hastalık yapabilen bir basildir. Üç yüz milyon yıllık bir geçmişi olan tüberküloz basilinin 9000 yıl önce insanda hastalık yapan formuna dönüşerek “Mycobacterium tuberculosis”in ortaya çıktığı düşünülmektedir.  Kurtuluş Savaşı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin yeni kurulduğu zor dönemlerde dahi tüberküloz ile savaşmak için organize olunmuş ve büyük başarılar elde edilmiştir. Fakat son 20 yılda tüberküloz tekrar yaygınlaşmış ve günümüzde dünya genelinde 2 milyardan fazla kişi enfekte durumdadır. “Enfekte” olmak demek “aktif hastalık” demek değildir. Enfekte kişilerin %10’unda aktif hastalık gelişebilmektedir. Sadece akciğer değil,  akciğer zarı, lenf bezleri, kemik, eklemler, üst solunum yolları, deri, merkezi sinir sistemi, gastrointestinal sistem, genitoüriner sistemlerde tüberküloz hastalığı gelişebilir. Tüberküloz hastalığı düşünülen organlardan alınan örneklerde basilin varlığı tanı koydurucudur. Basil mikrobiyolojik, moleküler yöntemlerle ya da patoloji örneklerinde saptanabilmektedir.

“Tüberkülozda bulaşma”

Tüberküloz basili, akciğer veya larenks tüberkülozlu hastaların öksürmesi, konuşması sırasında dağılan tükürük, balgamlarının buharlaşıp, içinde parçacık bulunan küçük damlacıkların havada asılı kalması ile bulaşmaktadır. Akciğerlere ulaşan basil uzun süre inaktif kalabilmektedir. Bu duruma “latent enfeksiyon” denilmektedir. Tüberkülozdan korunma amaçlı uygulanan BCG aşısı da tüberkülin deri testinde pozitifliğe neden olmaktadır. Bu iki durum da aktif tüberküloz hastalığı anlamına gelmemektedir. Bağışıklık sisteminin baskılandığı durumlarda mevcut latent enfeksiyon aktif hastalığa dönüşebilmektedir.

“Tedavi”

Tüberküloz tedavisinde başarının sırrı başlanan tedavinin uygun süre, ilaç dozu atlanmadan uygulanması ve tamamlanmasıdır. Yetersiz ve yanlış tedaviler basilin direnç kazanması ve hastalığın kronikleşmesi ile sonuçlanabilir. Tüberküloz tedavisinde en az dört çeşit ilaç kullanılmaktadır. Bu ilaçların hızlı çoğalan basillleri öldürmek, ilaca dirençli mikropların gelişmesini önlemek, yavaş çoğalan basilleri hedef alarak nükslerin ortaya çıkmasını engellemek gibi farklı amaçları bulunmaktadır. Bu nedenle çoklu ilaç rejimi uygulanmaktadır ve tüberkülozun yerleşimine göre en az 6 ay olmak üzere, 9 ya da 12 aylık tedavi süreçleri uygulanmaktadır. Etkili tedavi ile günler içinde basil sayısı hızla azalır (10). Hastaların bulaştırıcılığı etkili tedavi ile 2-3 haftada sona erer. Uzun soluklu ve çok ilaçlı bir tedavi olması nedeni ile hastaların tedaviye uyumunu kolaylaştırmak için geliştirilen strateji “Doğrudan Gözetimli Tedavi (DGT)” hastalığın kontrolünü sağlamak için en uygun ve etkili yöntemdir.

“Tüberkülozdan korunma”

Tüberkülozdan korunmak için en önemli yöntem öksürürken, hapşırırken ağzın kol iç yüzü ile kapatılmasıdır. Öksüren kişilerin maske takması %90 koruyuculuk sağlamaktadır. Öksüren kişinin balgamında ARB (asido-rezistan basil) varlığı durumunda özellikle yakın (ev içi, iş yeri…) temas durumunda bulaşıcılık riski yaklaşık %30’dur. Bağışıklık sisteminin güçlü tutulması, ellerin sık sık yıkanması, küçük ve kapalı ortamların iyi havalandırılması, UV ışınlarının ulaşabilmesi için güneş ışığı alabilmesi kişisel olarak alınabilecek basit önlemlerdir. Fakat üç haftadan uzun süre öksüren kişiler mutlaka Göğüs Hastalıkları hekimine başvurmalıdır.

 

 

Kaynak: Türk Toraks Derneği, Toraks Kitapları, Tüberküloz, Ekim 2010

SİGARA BAĞIMLILIĞI TEDAVİ EDİLEBİLİR BİR HASTALIK

oguz kilinc

 

         Yeşilay haftası dolayısıyla açıklama yapan Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Türk Toraks Derneği Tütün Kontrolü Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Oğuz Kılınç, tütün kullanımının bir hastalık olduğunu ve hekim eşliğinde tedavi edilmesi gerektiğini belirterek “Halk arasında sigarayı bırakmanın irade ile ilgili olduğuna dair yanlış bir bilgi var, nikotin bağımlılığı irade ile kontrol edilebilen bir şey değil. Nasıl ki tansiyonu yüksek bir kişi iradesi ile 22 olan tansiyonunu 12 ye düşüremez ya da şeker hastası olan bir kişi 400 olan şekerini 90’a düşüremez, nikotin bağımlıları da, sigarayı bırakırken ortaya çıkan bir takım vücut tepkileri var, bu tepkileri irade ile kontrol etmek her zaman mümkün değil.” dedi. Sigarayı bırakmak isteyenlere yönelik tavsiyeler veren Oğuz Kılınç, bu amaçla pazarlanan bilimsel olmayan yöntemler konusunda da önemli uyarılarda bulundu.

        “İnternet ya da televizyon kanallarında sigarayı bıraktırdığı söylenen bir takım bitkiler ve akupunktur, hipnoz, biorezonans, moraterapi gibi ticari yöntemlerin bilimselliği yoktur. Tedavide uygun sonucu elde edebilmek için vatandaşların devletin kurumlarına, üniversitelere Alo 171 hattına kayıtlı sigara bıraktırma polikliniklerine başvurmaları daha doğru olacaktır.” dedi.

        Dokuz Eylül Üniversitesi hastanesinde Göğüs hastalıkları ve Aile hekimliği anabilim dallarında sigara bırakma tedavilerinin uygulandığını belirten Kılınç  “İki polikliniğimizde de sağlık bakanlığı tarafından ruhsatlanmış, akredite edilmiş ve bilimselliği kanıtlanmış yöntemleri uyguluyoruz. Başvuran hastalarımıza önce bir bilgilendirme toplantısı yapıyoruz, ayda bir yapılan bu bilgilendirme toplantısından sonra kişilerin özelliklerine göre tedaviler planlıyoruz, çünkü her sigara içen birbirinden ayrı, terzi işi bir tedavi planlıyoruz. Bu tedaviler başladıktan sonra da hastalarımızı takibe alıyoruz ilk bir ay içinde iki kez olmak kaydıyla işler yolunda gidiyorsa  ayda bir kez görerek, 1 yıla kadar hastalarımızı takip ediyoruz bu konuda destek oluyoruz” dedi

Yardım almadan bırakmayı deneyenler çok ciddi zorluklar çekiyor

Mutlaka bir hekimden yardım alınması gerektiğini vurgulayan Kılınç sözlerine şöyle devam etti:  “Kendi kendine  sigarayı bırakmayı denemek  “anestezisiz diş çektirmek gibidir” Çok acı çekersiniz. Kendi kendine bırakmaya çalışanlar çok ciddi zorluklarla karşılaşabiliyorlar, bu da bu işi denemekten onları alıkoyuyor. “-Ben denedim çok kilo aldım -Denedim çok gergin oldum -Sosyal ilişkilerim bozuldu, -Ağzımda yaralar çıktı, -Kabız oldum” gibi bir takım sıkıntılar nedeniyle bırakmayı denemekten vazgeçiyorlar. Hâlbuki bunları yaşamalarına gerek yok. Bunlar eğitimli hekimler tarafından, uygun tedavi ile ciddi yan etki yaşamadan kontrol edebildiğimiz süreçler. Biz sigaradan kurtulma sürecini kolaylaştırabiliyoruz. Bireysel çaba ile sigara bağımlılığından kurtulma oranları %3- %5 iken bizim yöntemlerimizle sigaradan kurtulma oranları %50-60’a çıkıyor. Çok ciddi bir fark var.”

Günde 1 tane bile ölümcül

Kılınç “Sigara içen kişiler hasta olmadan bundan kurtulmaları gerekiyor.  Çünkü içmeye başladıkları andan itibaren hücresel düzeyde zararlanma başlıyor. Şöyle bir örnek vereyim, düzenli olarak günde 1 sigara içen tek bir sigara içen insanda erkek cinsiyette kalp akciğer yaşı ana yaşının 28 yıl önüne geçiyor. Kadın cinsiyette bu 23 yıl. Yani bu ne demek? 30 yaşında sigara içen bir insansa herhangi bir şikâyet hissetmese de herhangi bir hastalık teşhisi konmasa da, bu insan yaşamından erkekse 28, kadınsa da 23 yıl kaybetmiş olduğundan. Kalp akciğer yaşı erkekse 58 kadınsa 53 oluyor. İyi haber sigaradan kurtulduktan 20 dk sonra kaybedilen yıllar geri kazanılmaya başlanıyor.  Sigaradan kurtulmak istemeden önce bu kişiler bunu keyif davranışı, stresini yönetebilmek için bir araç, kilo alımını kontrol ettikleri bir tedavi gibi de algılayabiliyorlar. Hâlbuki, yaptıkları davranış çok ciddi bir risk faktörü. Sigara içen kişilerin sağlık risklerinin, içmeyen kişilere göre çok daha fazla olduğunu biliyoruz. Mesela kalp krizi geçirme riski 10 kat daha fazla kanser riski 30 kat daha fazla, KOAH dediğimiz nefes darlığı ile giden hastalığın riski 15 kat daha fazla. Ama sigaradan kurtulduktan 20 dakika sonra bu riskler azalmaya başlıyor dolayısıyla yaptıkları davranışın keyif değil risk davranışı olduğunu bilip ona uygun şekilde davranırlarsa hekimin yardımıyla da tedavi ve diğer önerileriyle de bu risk maddesinden arınıp sağlıklı bir yaşama merhaba diyebilirler. Hastalık oluşmadan bunu terk ederlerse bundan kurtulurlarsa bizlerin yardımıyla bu kaybedilmiş olan yılların tümü 20 dakikadan itibaren geri kazanılmaya başlıyor. “-İçiyorum ama zarar vermeyecek şekilde içiyorum, -Dudak tiryakisiyim, -İçime çekmiyorum, Dedem 80 yaşına kadar içti bir şey olmadı, benim tek kötü alışkanlığım bu , spor yaparak sağlıklı beslenerek bunun zararlarını ortadan kaldırıyorum” gibi bazı inanışlar var. Bu inanışların doğru olmadığını biliyoruz. Sigaranın zararlarından korunmak için tek bir yol var sigarayı terk etmek ondan kurtulmak, vücuda zehri almamak. Vücuda zehri aldıktan sonra bu zehrin etki etmesini engelleyecek hiçbir yöntem söz konusu değil. Onun için içenlere ben hastalıklarının farkına varmalarını ve tedavisi mümkün olan bu hastalık durumunu tedavi ettirmek için bizim polikliniklerimize ya da alo 171 de kayıtlı olan polikliniklere başvurmalarını öneriyorum.” şeklinde konuştu.

DEÜ Tıp Öğrencilerinin Sosyal Sorumluluk Projeleri Farkındalık Yaratıyor

tip ogrencileri farkindalik

 

Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Özel Çalışma Modülleri (ÖÇM) kapsamında 2018-2019 eğitim öğretim yılı dönem 1 öğrencilerinin projeleri toplum ve öğrenciler için farkındalık yaratıyor. "Tıp Fakültesi öğrencilerinde güneşten korunma bilinci", "Tıbbiyeli gözüyle kentimiz İzmir", "Bilgisayar kullanımı ve sağlık", "ALS hastalığında toplumun farkındalığı" gibi başlıklarla ilgi çeken projeler eğitim dönemi sonunda düzenlenecek olan ÖÇM Sempozyumu'nda sergilenip ödül almak için de yarışacak.

DEÜ Tıp Fakültesi'nin eğitim programı kapsamında özel bir yeri olan ÖÇM'ler sosyal projelerle de öğrenciler için hem toplumla bir araya gelme hem de farkındalığı arttırma açısından önemli hale geldi. Dönem 1 öğrencileri için hazırlanan sosyal sorumluluk projeleri içerikleriyle de dikkat çekiyor. 2017-2018 eğitim döneminde yapılan projeler arasında da öne çıkan ve öğrencilerle fakülteye yıllarca emek verip çalışan şu an emekli öğretim üyelerini bir araya getiren "Fidanlar Çınarlar" buluşması bu sene de tekrarlanacak. Projeler arasında "Sigara, nargile, alkol ve enerji içecekleri tüketiminin kanserle ilişkisi konusunda bilgi düzeyi değerlendirmesi ve bilgi düzeyinin arttırılması", Doğru kan basıncı ölçüm tekniğinin erişkin bireylere aktarılması" , "Gönüllü refakatçilik", "Toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve bundan beslenen flört şiddeti", "Engelsiz kampüs" gibi başlıklar yer alırken, Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Başak Baykara bu tür projelerin öğrencilerin hekimlik iletişim, sunum, becerilerini arttırması ve sosyal farkındalıklarını geliştirmeleri açısından çok önemli olduğunu söyledi.

KÖK HÜCRE BAĞIŞI

kokhucre3

 

Kızılay aracı 19 Şubat 2019 Salı günü Saat 10.00-18.00 arasında altıgen ve derslikler binası arasındaki yolda olacaktır. Öykü Arin, Atakan Gür ve tüm ihtiyacı olanlar için sizleri donör olmaya ve kan bağışlamaya davet ediyoruz.

 

Mikrocerrahi ve Rekonstrüksiyon Vakfı, Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi’ne mikrocerrahi uygulamalarında kullanılan SPY Cihazı bağışladı.

.102718

 

 

Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi, sağlık hizmetlerinde önemli bir yeniliğe daha imza attı. Mikrocerrahi ve Rekonstrüksiyon Vakfı, Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi’ne mikrocerrahi uygulamalarında kullanılan SPY Cihazı bağışladı.

Mikrocerrahi ameliyatlarında operasyon alanının, kan dolaşımının, dokunun ya da organın canlı kalması gibi hayati fonksiyonların izlenmesinde önemli rol oynayan “SPY Floresans Görüntüleme Sistemi”, Dokuz Eylül Üniversitesi Sağlık Araştırma ve Uygulama Merkezi’nde düzenlenen protokolle Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi’ne bağışlandı.

Törende konuşan, TİSK Mikrocerrahi ve Rekonstrüksiyon Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Prof.Dr. Türker Özkan, hastanemize bağışlanan SPY Cihazı hakkında özetle şunları söyledi: “SPY Cihazı desteği ile uygulanabilen Floresan Görüntü Rehberli Cerrahi, günümüzde dünyada hızla genişleyen bir alan olup, hassas, hatasız ve güvenli cerrahi uygulamalara olanak sağlamaktadır.

Floresan rehberli cerrahi, biyolojik yapıların gerçek zamanlı görselleştirilmesine ve organ fonksiyonlarının ameliyat anında değerlendirilmesine odaklı bir yaklaşımdır. Bu yöntem cerrahın vizyonunu gerçek zamanlı olarak arttırır. Sadece kritik anatomik yapıları tanımlamakla kalmaz, aynı zamanda sağlıklı ve hasta organların fonksiyonları hakkında bilgi sağlar. SPY Cihazı kullanılarak uygulanabilen Floresan Görüntü Rehberli Cerrahi Tedavi, cerrahi tedavilerin muhtemel komplikasyonlarını azaltmakta, ameliyatın kalitesini, doğruluğunu ve güvenliğini arttırmaktadır.” dedi.

Törende konuşan DEÜ Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Nurettin Ünal, “Mikrocerrahi operasyonlarının başarısını anında tespit edebilen, ileri teknoloji ürünü bu cihaz ile birçok alanda halkımıza hizmet vereceğiz” dedi. Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Nurettin Ünal, “Böyle ileri teknolojilerle donatılmış bir cihazın envanterimize katılmış olması son derece önemlidir. SPY Cihazı, mikro cerrahi operasyonlarının yanı sıra tümör ve doku kanlanmasında önemli sonuçlar elde edilmesini sağlıyor. Operasyonlardaki veriler, diğer operasyonlar ve akademik çalışmalar için önemli arşiv niteliğinde olacaktır. Vakfa ve değerli yetkililerine bu önemli bağış nedeniyle teşekkür ediyoruz” dedi

2019 YILI SIVI BAZLI PATOLOJİ LAB. ÜRÜNLERİ

İhale Konu: 2019 YILI SIVI BAZLI PATOLOJİ LAB. ÜRÜNLERİ
İhale Şekli: YAKLAŞIK MALİYET
İhale Kayıt Tarihi: 05/11/2018
İhale Son Başvuru Tarihi: 12/11/2018
İhale Saat: 11:00
İhale Yeri: DÖNER SERMAYE İŞLETMESİ
İhale Yönetmelik: 19. MADDE AÇIK İHALE
İlgili Memur: Kadriye SOYLU
İhale Durumu: BEKLEMEDE

 

 

SIRAMATİK(ÇOCUK ACİL) SİSTEMİ (TEKLİF NO 2018/5205)

TEKLİF NO 2018/5205
İhale Konu: SIRAMATİK(ÇOCUK ACİL) SİSTEMİ
İhale Şekli :22-D DOĞRUDAN TEMİN
Son Başvuru Tarihi : 05.10.2018
İhale Saat : 14:00
İhale Yeri : UYGULAMA VE ARAŞTIRMA HASTANESİ
İhale Yönetmelik : 22-D DOĞRUDAN TEMİN
İlgili Memur : BİNAY YEŞİLYAYLA

 

 

DEVLET KONSERVATUVARI BALE BÖLÜMÜ ÖĞRENCİLERİ ONKOLOJİ HASTALARINI ZİYARET ETTİ

İtalya’da yapılan Miss Future Star yarışmasında birinci olan Dokuz Eylül Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Müzik ve Bale Ortaokulu Bale Anasanat Dalı 5. Sınıf öğrencisi Ada Özdirek kazandığı para ödülünü, Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi Çocuk Hematoloji – Onkoloji Bölümü kliniğine bağışladı.


Dokuz Eylül Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Müzik ve Bale Ortaokulu Bale Anasanat Dalı 5. Sınıf öğrencileri, Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi Çocuk Hematoloji – Onkoloji Bölümünde tedavi gören minik hastalara moral ziyaretinde bulundu. İtalya’da düzenlenen Miss Future Star yarışmasından 1.’likle dönen Ada Özdirek, Üniversitesi Hastanesi Çocuk Hematoloji – Onkoloji Bölümü kliniğindeki ziyarette, hasta çocuklara ve ailelerine dans gösterisi sergiledi, çeşitli hediyeler verdi.

 

 

 

 

KENDİLERİ KÜÇÜK KALPLERİ BÜYÜK

Etkinliğe katılan DEÜ Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Mete Edizer, “Bu güzel gösteriyi düşünen, planlayan ve gerçekleştiren konservatuvar 5. sınıf öğrencilerimize teşekkür ediyorum. Kendileri küçük kalpleri büyük öğrencilerimizi kutluyorum. Burada tedavi gören çocuklarımızın da kısa zamanda sağlıklarına kavuşmalarını diliyorum” dedi. Moral ziyaretine DEÜ Devlet Konservatuvarı Müdürü Prof. Ümit İşgörür, DEÜ Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Mete Edizer, DEÜ Devlet Konservatuvarı Bale Ana sanat Dalı Başkanı Doç. Dr. Seda Ayvazoğlu ve Çocuk Hematoloji – Onkoloji Bilim Dalı öğretim üyeleri ile bölümde görev yapan doktor ve hemşireler katıldı

Diyaliz Eğitim Programı

Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nefroloji Bilim Dalı Diyaliz Merkezine 21.05.2018 tarihinde başlamak üzere Hekimler/Hemşireler için Hemodiyaliz, Hemşireler İçin Periton Diyalizi Hemşireliği eğitimi

başlatılacaktır. Eğitime başvurmak isteyenler;

 

  • Başvuru dilekçesi
  • Diyaliz Eğitim Başvuru Formu
  • Kurum amirince onaylı diploma örnekleri
  • Hiçbir yerde çalışmayanlar için bu durumu bildiren belge ve diploma örnekleri
  • Kurum / merkez tarafından düzenlenecek gerekçeli ihtiyaç yazısı
  • Kamuda çalışanlar için bağlı bulunduğunuz İl Sağlık Müdürlüğünden olur yazısı ile birlikte Üniversitemiz Nefroloji Bilim Dalı'na 25.04.2018 tarihine kadar başvurmaları gerekmektedir.

 

Eğitim Sorumlusu Hemşire Seda ORÇIN

TEL: 0232 412 37 71

TEL: 0232 412 37 66

 

Detaylı bilgi için tıklayınız.

 

Nefroloji Bölümümüzdeki Doktorlarımız

Prof. Dr. Ali Çelik 

Prof. Dr. Ali Çelik 

Ana Bilim Dalı : Nefroloji

Detaylı Bilgi :        

Prof. Dr. Taner Çamsarı

Prof. Dr. Taner Çamsarı

Ana Bilim Dalı : Nefroloji

Detaylı Bilgi :        

Prof. Dr. Caner Çavdar

Prof. Dr. Caner Çavdar

Ana Bilim Dalı : Nefroloji

Detaylı Bilgi :        

Prof.Dr. Aykut Sifil

Prof.Dr. Aykut Sifil

Ana Bilim Dalı : Nefroloji

Detaylı Bilgi :        


Uzm. Dr. Serkan Yıldız

Uzm. Dr. Serkan Yıldız

Ana Bilim Dalı : Nefroloji

Detaylı Bilgi :        


Hastane Etkinlik Takvimi

Hastane İçindeki Etkinlikler Google Calender Aracılığı İle Ya Site İçimize Eklenecek
Ya da Site Dışı Linke Yönlendirilecek.
Tabi Bunun İçin De Bir Süreç Oluşturulması gerekmekte.

Hastanemizin Akademik Paydaşları

Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi

Tıp Fakültesi
 

Dokuz Eylül Üniversitesi

İletişim :        

Dokuz Eylül Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi

Hemşirelik Fakültesi
 

Dokuz Eylül Üniversitesi

İletişim :        

Dokuz Eylül Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü

Sağlık Bilimleri Enstitüsü
 

Dokuz Eylül Üniversitesi

İletişim :        

onkoloji enstitu

Onkoloji Enstitüsü
 

Dokuz Eylül Üniversitesi

İletişim :        


Dokuz Eylül Üniversitesi İzmir Uluslararası Biyotıp Ve Genom Enstitüsü

İzmir Uluslararası Biyotıp Ve Genom Enstitüsü

Dokuz Eylül Üniversitesi

İletişim :        

Dokuz Eylül Üniversitesi Fizik Tedavi Ve Rehabilitasyon Yüksekokulu

Fizik Tedavi Ve Rehabilitasyon Yüksekokulu

Dokuz Eylül Üniversitesi

İletişim :        

Dokuz Eylül Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu

Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu

Dokuz Eylül Üniversitesi

İletişim :        


Site Haritası

Bağışta Bulunmak İstiyorum

Hastanemiz kurulduğu günden itibaren kendisini hızla yenileyen bir yapıda hizmet vermektedir. Hızla gelişen sağlık sektöründe doğan ihtiyaçlar ve hastalarımızın artan hizmet beklentileri bizimde buna uyum sağlamak için çok daha fazla çaba göstermemizi gerekli kılmaktadır.

Genel standartlarımızı koruyabilmek amacıyla hasta odası yenilemelerimizi bağış yoluyla yapamıyoruz ancak hastanemizin iyileştirilebilmesi amacıyla yapacağınız tüm maddi ve ayni yardımlar bize güç verecektir. Yapacağınız tüm yardımlar için bizimle irtibata geçtiğiniz takdirde size çeşitli önerilerde bulunabiliriz.

Bu kapsamda yapacağınız tüm bağışlarınız için şimdiden teşekkür ederiz.

BAŞHEKİMLİK

Bağışta bulunmak için lütfen aşağıdaki formu doldurunuz... Yıldız(*) Konan Alanların Doldurulması Zorunludur.

Alfabetik Sırada Tüm Bölümler

İlgili bölümler alfabetik olarak sıralanmıştır. Aradığınız bölüm için lütfen ilgili harf ile kodlanmı bölüm altına bakınız.















Bölüme Göre Doktor Arama

İlgili bölümler alfabetik olarak sıralanmıştır. Aradığınız bölüm için lütfen ilgili harf ile kodlanmı bölüm altına bakınız.















cocuk hastanesi   kalite   tup bebek   labaratuvar   öğretim üye randevu   hasta haklari   arpaboyu

İletişim Bilgilerimiz

world-map

Dokuz Eylül Üniversitesi Araştırma Uygulama Hastanesi

Adres: İnciraltı mahallesi Mithatpaşa caddesi no:56 Balçova/İZMİR
Telefon: +90 (232) 412 22 22
Faks: +90 (232) 412 97 97
E-posta: info[@]deu.edu.tr

Otobüs ile Ulaşım : >> 5 | 6 | 7 |8 | 82 | 209 | 305 | 320 | 554 | 725 | 730 | 735 | 736 | 950 | 971
Gemi Hatları | Hava Limanından Ulaşım

İletişim Bilgileri

Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi Balçova
Adres: Mithatpaşa cad. no 1606 inciraltı yerleşkesi 35340 Balçova / İzmir
Telefon: +90 (232) 412 22 22
Faks: +90 (232) 412 97 97
E-posta: info@deu.edu.tr